Gebelik Sorunları ve Otizm

Erken doğum otizm için önemli bir risk faktördür.

Sezaryen doğum, erken doğum, gebelik sırasında yüksek tansiyon ve anormal kanama, otizm riskini artırabilir. Zor geçirilen hamilelik döneminin otizm riskinde artışa yol açtığını söylemek mümkündür.
Erken doğan çocuklarda otizm sıklığı yüzde 7 iken zamanında doğanlarda sadece yüzde 1,7 dir.
Genetik dışında, gebelikte ortaya çıkan faktörler muhtemelen otizmin etiyolojisi üzerinde en önemli ikinci nedendir.
Otizmli çocukların annelerinin yaklaşık yüzde 22’si gebelikte anormal kanama yaşamıştır ve bu oran sağlıklı çocukların annelerinde sadece yüzde 9’udur.
Otizmli çocukların kardeşlerinin de benzer sorunlar yaşamalarına rağmen hasta olmamaları ilginçtir. Bunu genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık kombinasyonu ile açıklamak mümkündür.
Detaylı okumak isteyenler için

https://www.spectrumnews.org/news/complications-pregnancy-may-contribute-autism-risk/

Serotonin ve Otizm

Serotonin sosyalleşmeye yardımcı olan bir beyin kimyasalıdır.

Beyindeki Serotonin seviyelerini hızlıca artırma, Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre otizmli farelerde daha fazla sosyalleşmeye yol açıyor.

Çalışma, otizmli insanların da aynı şeyi yapabileceklerini düşündürtüyor. Ayrıca antidepresanların otizmi neden iyileştirmediğine dair bir açıklama sunuyor : İlaçlar Serotonin seviyelerini etkili olamayacak kadar yavaş bir şekilde arttırıyorlar.

Araştırmacılar, sosyal ödüle aracılık eden bir beyin bölgesi olan nucleus accumbens’teki serotonin seviyelerini hızla artıran bir teknik kullandılar.

Birçok araştırma, serotonin ve otizm arasında bir bağlantı olduğunu ileri sürüyor . Yaklaşık 10 yıl önce araştırmacılar, otizm için bir tedavi olarak nöronlara geri emilimini azaltarak serotonin seviyelerini arttıran antidepresanları test ettiler. Fluoksetin (Prozac) gibi antidepresanların, otizmin özelliklerini hafifletmede etkisiz olduğunu kanıtlamıştır.

Bu çalışma serotonin reseptörünü hızlı aktive etmenin daha etkili bir yolu olacağını düşündürmektedir. Ne yazık ki bunu yapabilen çok fazla molekül bulunmuyor. Ektazi olarak bilinen uyuşturucu maddelerin bu özelliği var fakat tedavi için kullanılabilir şekli mevcut değil.

Daha fazlası için…

https://www.spectrumnews.org/news/study-revives-serotonin-target-autism-treatments/

Otizm Nörolojik Bir Hastalıktır 2 Mikroglial Teori

Otizmde Mikrogliaların rolü nedir?

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

Otizm Mikroglia Ortada genetik veya epigenetik olarak etkilenmiş Mikroglia, A. Bozulmuş sinir büyümesi B. Sinaptik etkilenme C. Hücre ölümü sorunları D. Artmış Sitokinler (Romatizmal düzenleyici proteinler)

Otizmin bir tür beyin romatizması olduğunu anlatıyorum. Bu ailenin anlayabilmesi için biraz çarpıtılmış bir ifade olsa da aslında anlatmak istediğim Mikroglial Teoridir.

Beyinimizde iki tür hücre var. Sinir hücreleri ve mikroglialar. Uzun yıllar mikrogliaların beynin savunma hücreleri olduğu düşünülmüştür. Bu kısmen doğru olmakla beraber mikrogliaların bir çok başka görevi vardır.

  • Sinir hücrelerinin beyinde doğru yerleşimine rehberlik ederler.
  • Sinir hücrelerinin büyümesini sağlayan nörotropik faktörleri salgılarlar.
  • Sinir hücreleri arasındaki bağlantıları yani sinapsların devamlılığını sağlarlar.
  • Kullanılmayan sinapsları ve ölmesi gereken sinir hücrelerini ortadan kaldırırlar.

Otizmli bireylerden yapılan otopsi çalışmalarında mikroglial hücrelerin aktive oldukları, sayıca ve hacim olarak büyüdükleri bir çok kez gösterilmiştir.  Bu aktivasyonun anne karnında başladığı, yaşamın erken döneminde çevresel faktörler ve enfeksiyonlarla desteklendiğini biliyoruz.

Bu durum otizme yol açan asıl nedene bağlı olabilir. Mikrogliaların sayısının artışı sadece…

View original post 97 kelime daha

Otizm ve Plasebo Etkisi

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

Otizm ve ilaçlar

Plasebo, hastalığı tedavi edecek herhangi bir etkinliği olmayan maddelerin veya nedensiz girişimlerin, hastaların kendilerini daha iyi hissetmelerine neden olan etkilerine verilen isim. (Wikipedi)

Bilim yeterince heyecanlıdır…

Hipokrat ve İbni Sina’nın genç hekimleri ilaçların etkisini değerlendirirken plasebo denilen etkiye dikkat etmeleri konusunda uyardıklarını biliyoruz.

İyileşmeye inanmanın beynin kimyasını değiştirip, hastalıkların belirtilerini hafifletebileceği bir çok durum var. Özellikle kronik ağrı, irritabl barsak hastalığı ve depresyonda bu etkinin yüzde 60’lar düzeyinde olabileceği düşünülüyor. Bu şartlar altında ilaçların etkinliğini göstermek hayli zor olsa gerek.

Doktorun duruşu, hastalık hakkındaki açıklamaları ve güven veren ifadesi plasebo etkisinin başlangıç noktası olarak kabul ediliyor. Otizmli bir çocukta bunların çok işe yarayacağını söylemek zor fakat yine otizm ilaç çalışmalarında plasebo etkisinin yüzde 30 oranında olduğu hesaplanıyor.

Bu durumu şöyle açıklamak mümkün…..

  • Otizm ilaç çalışmalarında etkinliği genellikle ailenin ifadelerine bağlı olarak ölçüyoruz.
  • Ne kadar beklenti yaratırsanız, geri dönüş o kadar olumlu oluyor.
  • Otizmde davranışsal sorunlar dalgalı bir seyir gösteriyor. Hastalar…

View original post 112 kelime daha

Otizmde Gerileme Daha Sık mı?

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

Otizmde gerileme, Otizm tedavisi

Otizmli çocukların yaklaşık üçte birinde 18 ay civarında dil becerilerinde daha belirgin olmak üzere gerileme yaşandığı bir çok çalışma tarafından gösterilmiştir.

Fakat bu gerileme fenomeninin daha yaygın olduğu tartışılmaktadır. Son çalışmalar bebeklerde daha erken dönemlerde motor beceriler ve sosyal ipuçlarını çözme yeteneğinde duraklama ve gerileme olduğunu ortaya koyuyor. Bu değişimler ebeveyn ve doktorlar tarafından fark edilemeyecek derecede hafif olabiliyor.

Otizm tanısı almış çocukların kardeşlerin de yüzde 20-25 arasında otizm gelişme riski olduğu biliniyor. Bu kardeşlerin uzun dönem takip edildiği çalışmalar bize bu alanda veri sağlıyor.

Sinaptik budanma denilen olay öğrenme üzerinde etkili oluyor. Bebekler 3-6 aylıkken bir çok farklı dile benzer yanıtlar verirken 9 aylık olduklarında kendi dillerine özel ilgi göstermeye başlıyorlar. Bu anadile özgün sinapsların(sinir bağlantısı) korunması ve diğer sinapsların budanması ile açıklanıyor.

Peki ya bebeğin öğrendiklerini pekiştirdiği sağlıklı sinapslar budanırsa ne olur. Bu gerilemeyi izah etmek için kullanılan bir teori.

Eken gerilemeyi ölçmek için göz tarama hızı ölçülüyor…

View original post 73 kelime daha

Çocuklarda Tekrarlayıcı El Çırpma

Her el çırpan çocuk otizm değildir!

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

otizm belirtileri, dr barış ekici Kanat çırpma tarzında hareket yapan bir erkek çocuk

Çocuklarda görülen tekrarlayıcı hareketlerin otizm ve mental gerilik ile ilişkili olabileceği toplum tarafından dahi fark edilmiş bir gerçek.

Fakat her tekrarlayıcı hareket yapan çocuk otizmli değildir.

Benim de bir kez dinleme fırsatı bulduğum, John Hopkins Üniversitesi Çocuk Nörolojisi Bölümünden hareket bozuklukları uzmanı Harvey S. Singer’ın bir çalışmasından bahsetmek istiyorum.

Doktor Singer bu hareketleri üçe ayırıyor

  • Yerinde sallanma, eliyle kendine vurma gibi sık görülenler
  • Kafa sallama tarzı hareketler
  • Kanat çırpma, alkış gibi kompleks hareketler

Bu hareketlerin ortak özelliği 3 yaşından önce başlaması. Hareketler çocuklar heyecanlanınca artıyor. Çocuk yorgun ve hasta ise hareketler yine artış gösteriyor.

Otizmli çocuklardan farklı olarak dikkati dağıtıldığında hareketler sonlanıyor. Çocuğun hareketin farkına varması sağlanıp, davranışsal değişiklik üzerinde çalışıldığında olumlu sonuçlar alınıyor.

Tekrarlayıcı hareketler yapan çocuklarda ilerleyen yaşlarda dikkat eksikliği, endişe bozukluğu ve takıntılı davranışlara sık rastlanıyor.

Çalışmanın ilginç sonuçlarından bir diğeri ise ilaçların işe yaramıyor olması ve yaşla beraber…

View original post 16 kelime daha

Parasetamol ve Otizm

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

Öncelikle belirtmek isterim ki; bu yazının parasetamol kullanımının otizm yaptığı ve bebeklerde kullanılmasının sakıncalı olduğu yönünde bir mesajı yoktur. Yıllarca çocuk hekimliği yapmış biri olarak  tecrübem parasetamolun bir çok yönden güvenilir bir ilaç olduğu yönündedir.

Her hafta otizmle ilgili bir şey yazmaya çalışıyorum. Bu kendi kişisel gelişimimi de tetikliyor, otizm çalışmış oluyorum… Sizinle bir grafik paylaşmak ve ilgi çekici tesadüflere dikkat çekmek istiyorum.

otizm ve parasetamol, otizm tedavisi Kaliforniya’da doğum yılına göre otizm tanısı alan birey sayısı

İlk dikkat çeken 1977 yılı. 1977 yılında Amerikan İlaç Kurumu parasetamolun karaciğere dokunabileceğini prospektüs bilgisi olarak eklenmesine karar veriyor. Bu yıl dolayısıyla ilacın kullanımı düşüyor.

1980 yılında aspirin kullanımının çocuklarda Reye hastalığı denilen ölümcül bir tabloya yol açtığı uyarısı yayınlanıyor ve parasetamol kullanımı artışa geçiyor.

1982 yılında Şikago’da Tylenol adıyla satılan parasetamol kapsüllerine biri veya birileri siyanür katıyor ve ilacı içen 7 kişinin ölümüne neden oluyor. Ülkede bir panik yaşanıyor ve parasetamol içeren ilaçların kullanımı azalıyor.

1986’da ise…

View original post 33 kelime daha