Gebelik Sorunları ve Otizm

Erken doğum otizm için önemli bir risk faktördür.

Sezaryen doğum, erken doğum, gebelik sırasında yüksek tansiyon ve anormal kanama, otizm riskini artırabilir. Zor geçirilen hamilelik döneminin otizm riskinde artışa yol açtığını söylemek mümkündür.
Erken doğan çocuklarda otizm sıklığı yüzde 7 iken zamanında doğanlarda sadece yüzde 1,7 dir.
Genetik dışında, gebelikte ortaya çıkan faktörler muhtemelen otizmin etiyolojisi üzerinde en önemli ikinci nedendir.
Otizmli çocukların annelerinin yaklaşık yüzde 22’si gebelikte anormal kanama yaşamıştır ve bu oran sağlıklı çocukların annelerinde sadece yüzde 9’udur.
Otizmli çocukların kardeşlerinin de benzer sorunlar yaşamalarına rağmen hasta olmamaları ilginçtir. Bunu genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık kombinasyonu ile açıklamak mümkündür.
Detaylı okumak isteyenler için

https://www.spectrumnews.org/news/complications-pregnancy-may-contribute-autism-risk/

Reklamlar

Otistik Gerilemede Steroid Tedavisi

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

steroid otizm, dr barış ekici

Landau Kleffner Sendromu ve otistik gerileme benzerlikler gösterse de başlangıç yaşı ve klinik seyir olarak farklılıklar gösterdiğine değinmiştim. Otistik gerileme de elektroensefalografi bulguları daha nadirdir fakat,  Landau Kleffner hastalarına benzer şekilde  magnetoensefalografi incelemeleri epileptik odağın süperior temporal girusda (STG) olduğunu ortaya koymuştur. Landau Kleffner  hastalarının steroid tedavine yanıt verebildiklerinden yola çıkan bir çalışmada otistik gerileme gösteren 3-5 yaş arasındaki 20 çocuğa 4-14 ay boyunca 2 mg/kg/gün’den prednisolon tedavisi uygulanmış ve bunlar steroid tedavisi almayan grup ile karşılaştırılmıştır (1).  Çalışmanın değerlendirdiği önemli bir ölçüt değişken frekanslı işitsel uyarılmış potansiyellerdir. Konuşma farklı hızlardan oluşan akıcı bir yapıdır, bu değişken frekanslardaki işitsel uyaranın anlamlandırılması STG da gerçekleştirilir. Kaydedilen standart yanıt olan 4 Hz sinüzoidal dalgaların otizmli çocuklarda bozulduğu, steroid tedavisi sonrasında belirgin düzelme gösterdiği bildirilmiştir. Benzer şekilde steroid tedavisi alan grubun dil ve davranışsal skorlarında da iyileşme saptanmıştır. İlginç olarak elektroensefalografik bir fark ortaya konulamamıştır. Yazarlar bu durumu STG disfonksiyonunun epileptik deşarjlar oluşturmadan da…

View original post 93 kelime daha

Landau Kleffner Sendromu Otisitk Gerileme için Model Hastalık Olabilirmi?

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

otizm eeg çocuk nörolojisi

Landau Kleffner Sendromu (LKS) erken çocukluk döneminde edinilmiş epileptik afazi ile giden durumdur. Otistik gerileme gösteren çocuklardan bazılarının LKS olabileceği tartışılan bir konudur. Landau Kleffner Sendromu bir ucunda selim sentro-temporal epilepsilerin olduğu hastalık yelpazesinin ciddi ucunda değerlendirilmektedir. Konuşma alanlarını etkileyen yoğun epileptik deşarjların alıcı dilde bozulmaya ve gerileme yol açtığı öne sürülmüştür.  Epileptik ensefalopati grubunda değerlendirlen LKS dil alanı ile birlikte diğer bilişsel süreçlerde de bozulmaya yol açmaktadır.

Otizmli çocuklarda yapılan elektroensefalografi incelemelerin altında yatan neden bu benzerliğin ortaya çıkarılmasıdır. Otizmli çocuklarda tipik LKS elektroensefalografik bulguları çok nadiren saptanabilir. LKS’unda özellikle uykuda yoğunlaşan fokal veya jeneralize epileptiform deşarjların perisliviyan bölge veya süperior temporal alanda yoğunlaştıkları , frontal bölgelere yayılabildikleri bilinmektedir. Bu çocukların öyküleri dikkatli değerlendirildiğinde gerileme dönemi öncesinde hafif bilişsel geriliğin varlığı saptanabilir. Otistik gerilemenin aksine LKS’li olgular dalgalı bir seyir izlemekte ve gerileme atakları birden fazla olabilmektedir. Gerileme otizmden daha geç, genellikle 3-5 yaş aralığında belirginleşmektedir. Otizm tanısıyla izlenen ve…

View original post 81 kelime daha

Otistik Gerileme ve Beyin Hacmi

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

otizm beyin hacmi Otizmde beyin hacmi

Otistik gerilemeye yol açan nedenleri ortaya koymak için bu duruma eşlik eden diğer özelliklerin tanımlanması önem taşımaktadır. Otizmli çocukların bir grubunun baş çevrelerinin  yaşıtlarına oranla daha büyük olduğu bilinmektedir. Otizmli çocukların doğumdan itibaren baş çevrelerinin ve 3 yaşında tüm serebral hacimlerinin manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirildiği bir çalışmada, gerileme gösteren erkek çocukların %22 sinde makrosefali saptanırken bu oran gerileme göstermeyen otizmli erkek çocuklarda %5 olarak saptanmıştır. Gerileme gösteren erkeklerin 3 yaşında beyin hacimlerinin %6 daha büyük olduğu hespalanmıştır. Baş çevresi ölçümleri değerlendirildiğinde, beynin hızlı büyümesinin 4-6 aylıkken başladığı fark edilmiştir. Kız çocuklarında otistik gerileme ile başçevresi arasında bağlantı saptanmazken, çalışmanın yazarları bu durumu kızlarda otizmin farklı nedenlerde kaynaklanmasına bağlamışlardır.

Sonuçları değerlendirirken yazarlar beyin gelişimindeki farklılığın 4-6 aylarda, aşılanmalarla benzer zaman diliminde başladığını, dolayısıyla bir nedenselliğin söz konusu olabileceğini speküle etmişlerdir. Oysa ki benzer aşılanma programı uygulanan kız çocuklarda otistik gerilemeye başçevresi büyümesi eşlik etmemiştir (1).

Doç Dr Barış…

View original post 24 kelime daha

Otistik Gerileme

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

61914acbdd28b1f4e39b3a572d753424 Otistik gerileme

Otizm bozulmuş sosyal etkileşim, sosyal iletişim ve sınırlı ilgi alanı, tekrarlayıcı hareketlerin görüldüğü bir hastalıktır. Otizmin dikkat çekici bir diğer belirtisi, kazanılmış gelişimsel yetilerin kaybıdır. Otistik regresyon-gerileme olarak adlandırılan bu durum genellikle aileler tarafından bildirilmektedir. Tipik olarak aileler doğumdan itibaren normal gelişmekte olan çocuğun 16-24. aylarda gerileme gösterdiğini hastalık öyküsünde anlatırlar. Otistik gerileme sıklığının farklı çalışmalarda %15 ila %62 aralığında olduğu bildirilmiştir. Gerileme gösteren çocukların yaklaşık üçte birinin öncesinde gelişimsel gerilik gösterdiği bilinmektedir. Çocukların gerilemesi  dil alanında ve/veya sosyal etkileşimde ortaya çıkar. Belirtiler genellikle çocuğun daha önce kullandığı kelimeleri artık kullanmaması olarak ortaya çıkar. Buna göz temasında azalma ve ismine bakmama eşlik eder (1).

Otistik gerileme gösteren, tipik gelişen ve otistik gerileme öyküsü vermeyen otizmli çocukların birinci ve ikinci yaş günü videolarının değerlendirildiği bir çalışmada, otistik gerileme gösteren çocukların birinci yaş gününde tipik gelişen çocuklara benzer özellikler gösterdiği saptanmış. İkinci yaş günü videolarında gerileme gösterenler ile göstermeyenlerin benzer olduğu…

View original post 144 kelime daha

CSI Otizm…. Olay Yeri İnceleme

Katilin Peşinde…

ÇOCUK NÖROLOJİSİ

otizm-sinaptik Solda sağlıklı bir nöron, Sağda ise Otizm hastasının nöronu(Sinir hücresi)

Olay yeri inceleme suçluların ortaya çıkarılması için bilimle-polisiyenin buluştuğu bir alan. Sherlock Holmes katili açıklarken her zaman cinayet yeri incelemesinin önemine vurgu yapar. Bu alandaki modern dizilerde ise tüm deliller modern laboratuarlarda incelenir, otopsi bulguları ile katil yakalanır.

Biz de sizinle olay yeri incelemesi yapalım bu yazıda. Yukarıda iki sinir hücresi görüyorsunuz.  Nörolojik hastalık dışında bir nedene bağlı hayatını kaybetmiş öncesinde sağlıklı bir çocuk ile otizmli bir çocuğun nöronları bunlar. Otopsi sonuçları… Nöronların üzerindeki dikenler yani sinapslar diğer nöronlarla bağlantı noktaları. Dikkat çeken nokta otizmli çocuğun nöronlarındaki diken sayısının belirgin fazla olduğu…

2014 yılında 24 otizmli çocuğun beyin otopsilerinin benzer yaştaki çocuklarla karşılaştırıldığı bir bilimsel çalışmadan alınan bu fotoğraf, bize çalışmanın sonucunu da anlatıyor aslında.

Beyinimizdeki bağlantı sayısı bebeklik dönemindeki artışı takiben çocukluk dönemi boyunca azalıyor. Buna budanma diyoruz. Buluğ çağı sonuna doğru bu sinapsların yaklaşık yarısı budanırken, otizmli çocuklarda…

View original post 79 kelime daha

Brezilya Seyahati Öncesi Sağlık Uyarısı!!! Hamileler ve Çocuk İsteyenler İçin…

 

brazil

Brezilyadan Çocuk Nöroloji Uyarısı

Son bilimsel çalışmalar hastalıklarda çevresel faktörlerin çok baskın neden olduğunu gösteriyor. Değişen iklim ve yaşam şekli daha önce rastlamadığımız durumlara yol açıyor. Çocuk nörolojisi açısından ilginç bir uyarı yayınlandı geçenlerde…

Washington Post tarafından yapılan habere göre, 70 yıl önce Afrika’da ormanda yaşayan maymunlarda görülen Zika virüsü, insanlara bulaşmaya başladı. 28 Kasım’da mikrosefali (doğuştan kafa küçüklüğü) yaşayan bir bebekte virüsün tespit edildiği aktarılırken, aynı virüsün bu hastalığı yaşayan diğer bebeklerde de olduğu tespit edildi.

Brezilya Sağlık Bakanlığı bunun benzeri görülmemiş bir durum olduğunu söylerken, 2 bin 400 bebeğin beyin hasarıyla doğduğu, 29’unun öldüğü bildirildi. Geçtiğimiz yıl beyin hasarıyla doğan bebek sayısının 147 olduğu, artış oranının çok yüksek olduğu belirtiliyor.

Durumun çok ciddi olduğunu belirten doktorlar, kadınlara hamile kalmamalarını tavsiye ediyor. Salgın hastalık uzmanı Angela Rocha, beyin hasarlı bebeklerin yaşamları boyunca bakıma muhtaç olabileceğini ve bundan bütün bir neslin etkilenebileceğini söylüyor.

Son bir kaç yıla kadar bu virüsün insanlara bulaşmadığı söylenirken, şu anda bulaşmasına neyin sebep olduğunun bilinmediği aktarılıyor.

Mikrosefaliye hamilikte bulaşan virüslerin yol açtığı biliniyor. Bunlarda en sık olanı kızamıkçık virüsü ile sitomegalovirus. Aşılanma ile artık kızamıkçık geçiren anneler görmüyoruz fakat aşı öncesinde önemli bir sorun olduğu biliniyor. Sitomegalovirüs ise çok sık görülen fakat nadiren bebekte hastalığa yol açan bir etken.

Mikrosefali yani beynin gelişme geriliği bebeklerde görme, yutma, nefes alma gibi en temel fonksiyonlara kadar etkileyen, çoğu kez dirençli sara krizlerine yol açan, sağırlık ve körlük yapan kötü bir hastalık.

Bu kış Brezilya’ya gitmemek için bir sebep daha…